Gusto Viski Kulübü 13.sezonuna hazırlanıyor…

Sevgili Gusto Viski Kulübü üyemiz,
Hava sıcaklıklarının 30 dereceleri geçtiği, algılanan sıcaklığın ise 40’ları bulduğu şu günlerde dünyanın en “yakıcı” içkilerinden viski ile ilgili bir yazıyı okumak çok cazip gözükmese de, kulübümüzün yıllık raporunu ve yeni dönem vizyonunu paylaşmak gibi bir görevle de karşı karşıyayız.
2014 yılında kurulan kulübümüz, Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde sürdürülen tek viski topluluğu olmanın yanı sıra, dünyanın da köklü viski topluluklarından biri. İskoçya’daki ünlü “Scotch Malt Whisky Society”nin bile bugünkü gibi geniş kesimlere açılıp şubeleşmesi 2000’lerde gerçekleşmişti.
Her geçen yıl viskide daha da derinleşen, tadım paleti sofistike viskilerle zenginleşen, ekstra tadımlarla da üyelerine yeni keyifler yaşatan kulübümüzün geçen sezonu, son zamanlarda sıkça yaptığımız “takvim dışı” bir ekstra tadımla, Hazer Çelikli ile Nikka Viskileri’nin yudumlanmasıyla açıldı. Eylül ortasında yine Şans’ta yapılan tadımda Japonya’nın bu saygın damıtımevinin 7 ürünlük bir paletini tattık, marka elçisi Çelikli’den perde gerisi bilgiler edindik. Viskiseverlerin gözdesi olan Nikka From The Barrel’ın seruma benzeyen kare şişesinde kurucu Masataka Taketsuru’un sevdiği parfümden esinlenildiği gibi ayrıntılar, tadımı daha da keyifli kıldı. Ve elbette, artık tümü de Türkiye’de bulunabilen viskiler enfesti…
Asıl takvimimiz ise her zaman olduğu gibi Ekim ayında Yeni Maltlar, Yeni Tadlar seansı ile başladı. Yeni sezona “ısınma turu” sayılabilecek bu tadımda neler yudumlamadık ki… “Denge Arayanlar” ve “Uçları Yoklayanlar” kategorilerine ayırdığımız tadımda Châteauneuf du Pape şarabı fıçılarında yıllanmış Tullibardine The Murray’den Nikka tarafından satın alındıktan bu yana Japon harmanlarına girdiğinden pek bulunamayan Ben Nevis’e, 18 yıllık Deveron’dan Glendronach’ın yeni çıkan Ode to Embers’i ve Islay’nın yeni damıtımevi Ardnahoe’nin Bholsa’sına nice maltlar tadıldı. Yine de eminim en iz bırakan, yükselen damıtımevi Glenallachie’nin İskoç meşeleri ve Oloroso şeri fıçılarında yıllandırdığı fıçı sertliğindeki özel rezervi oldu.
Kasım ayında da ağırlıkla yeni çıkan viskileri tattık, bu kez Japonya’nın viskiseverlere sunduğu yeni sürprizleri keşfettik. İki “X”ten sonra tadılan 7 Japon viskisinin en etkileyicileri, Kyoto’nun tek üreticisi Miyako damıtımevinden gelen The Kyoto ile Japon viskisinin efsane isimlerinden Ichiro Akuto’nun Ichiro’s Malt & Grain’iydi. Gerçi bu tam bir Japon viskisi değildi; Japon, İskoç, İrlanda, Amerikan ve Kanada malt ve tahıl viskilerinden harmanlanmıştı. Ama bunca farklı viski şaşırtıcı bir armoni ve denge de yaratmıştı. Nikka’nın sevimli tombul şişedeki kadifemsi içimli Blended’ı da çok beğenildi, üretimden kaldırıldığı üzüntüyle öğrenildi.
Aralık ayında ise sıra kulübümüzün fikir babası Veysel Oğuz’un Edinburgh-İstanbul hattını çalıştırdığı sürprizlerine geldi. Veysel Bey İskoç Ateş Suları başlığı ile barut gibi tam 10 viskiyi soğuk kış akşamında ateşledi, damarlarımızda adeta alevler dolaştı… Neler yoktu ki aralarında? Yenilerden Bimber ve Kilchoman… Özel gün viskilerinden Longrow, Springbank ve Hazelburn’ün Open Day rezervleri… Büyük klasiklerden Macallan’ın 110 proof’u ile Speymalt’ı… Bir Ben Nevis daha, Japonya’ya özel şişelenmiş bir de Bunnahabhain… Ve gecenin büyük sürprizi, “Issız adaya düşersek sadece bu viski olsa yeter” dedirten The Whisky Baron şişelemesi Bruıcladdich…
Ocak ayı tadımımızda ise fıçı sertliğinde olmasa bile, her biri aynı sertlikte, İngiliz “proof” ölçüsünde 100’e karşılık gelen 57.1 alkol derecesinde malt viskiler tattık. Bu kez tema Bir Bağımsız Şişeleyicinin Anatomisi: Signatory Vintage’dı ve seri tümü de Oloroso şeri fıçılarında yıllanan 57.1 derecelik şişelerden oluşuyordu. Bu vesileyle bağımsız şişeleyiciler dünyasının en saygın isimlerinden Andrew Symington’ı ve şirketinin renkli öyküsünü keşfettik, bu “viski idealisti”nin özel seçkisini de denedik. En iz bırakanlar yine ünlü damıtımevlerinin ürünleri oldu, Ben Nevis ile Blair Athol çok beğenildi. Ben Nevis açısından şanslıydık, ürünleri ender bulunan bu damıtımevinin bu yıl üçüncü örneğini tadıyorduk.
Böylece geldik Şubat ayına, Dünya’dan Sürprizler’e… Finlandiya’dan Güney Afrika’ya, Tayvan’dan Yeni Zelanda’ya, Fransa’dan Hindistan’a uzanan bu zengin palette de en çarpıcı viskiler, balıyla ünlü Manuka ağacı talaşında islenmiş maltlardan Thomson Manuka Wood Smoke ile Himalayalar’ın eteklerinde damıtılan Indri Trini oldu. Fransızlar ve Finlandiyalılar argo söyleyişle yine “yaya kaldı”, Güney Afrika viskisi ise biraz hayal kırıcıydı. Akşamın en büyük süksesini ise “X” viskilerden biri, şeri fıçılarında yıllanmış Arran adası maltı Lagg yaptı. Adeta yeni bir Lagavulin doğuyordu…
Anılardaki Viskiler… Mart ayında ise artık gelenekselleşen bu tadımımızı yaptık. Kimileri, “Üretimden kalkmış bu kadar eski viskiyi nereden buluyorsunuz?” diye sorabilirler. Cevap, tüm dünyadan… Bitpazarlarından müzayedelere, eski içki dükkânlarından vefat edenlerin terekelerine, akla gelebilecek her yerden… Nitekim bu kez de ünlü çan biçimli seramik şişesinde Bell’s, 1980’lerden Ballantine’s, 1990’lardan 105 proof’luk Glenfarclas gibi nadir viskiler bugünkü versiyonları ile karşılaştırılarak tadıldı. Islay adasından Arbeg maltının bolca kullanıldığı eski Ballantine’s, bugünün 12 yıllık viskilerini aratmayacak zenginlikteydi. Bell’s adeta bir şuruptu, çok zarif ve rafineydi. Aile damıtımevi Glenfarclas’taki değişim ise diğerleri denli dramatik değildi, 35 yıl öncenin viskisi bugünkünden sadece “bir tık” daha iyiydi.
Akşamın asıl sürprizi ise daha önce 2000’lerden üzerinde “Malt Viski” yazılı şeffaf şişesini açtığımız Ankara Viskisi’nin Ankara kedisi etiketli kara şişesini tatmaktı. 1989’da damıtılmış bu viski İskoçlar kadar kompleks olmasa da, yine de giriş seviyesinde bir viski olarak hayli dengeli ve olgundu.
Nisan ayında ise sıra 21 + Yıllık İskoç Maltları’na geldi. Bu tadım da unutulmazlar arasına girdi. Nasıl girmesin ki? Toplamı 168 yılı bulan, kimilerinin yaşı 30’a ulaşan çok nadir ve değerli viskiler kadehlerimizde adeta bir geçit resmi yaptı. Normalde biraz hafife alınan Glenfiddich’in eski şampanya fıçılarında bitiş verilmiş 23 yıllık Grand Cru Cuvée Cask Finish’i, adeta bir sıvı ipekti. 21 yıllık Scapa ile 25 yıllık Glenfarclas da, imbikten sıkı dokulu ve sağlam yapılı çıkan beyaz alkollerin uzun fıçı yıllanmasında nasıl bir dengeye kavuştuklarının iyi birer örneği idiler. Bunlar da çok beğenildi ama, akşamın favorileri Château Lagrange fıçılarında tam 21 yıl aralıksız yıllanan Bowmore ile turba isli maltlardan damıtılıp eski şeri, burbon, porto şarabı ve sıfır fıçı olmak üzere dört farklı fıçı tipinde yıllanan 30 yıllık Benriach oldu. Bu son iki viskinin tadları damaklardan dakikalarca silinmedi…
Mayıs ayına geldiğimizde, bazılarını çok yakından tanıdığımız İskoç maltlarının farklı yüzlerini keşfe çıktık. Ülkenin en büyük viski holdingi Diageo, elindeki 40’a yakın damıtımevinin bazı partilerini farklı fıçı tiplerinde yıllandırıyor, her sene doğal fıçı sertliğinde ve sınırlı miktarda bir paleti piyasaya sürüyordu. Diageo 2023 Özel Sürümleri’nde de Talisker’den Lagavulin’e, Oban’dan Glenkihchie’ye popüler maltların deneysel edisyonları öne çıkıyordu. Yine de paletin en ilgi çekeni, 2010 yılında kurulan yüksek teknolojili Roseisle tesisinin boğazdan adeta yağ gibi kayan ilk ürünü oldu. Sadece 12 Yıllık bu viski çok daha uzun yıllanmış viskiler olgunluğundaydı ve 56.5 derece alkolünü hiç hissettirmiyordu. “Bu damıtımevi izlenmeli…” dedirtti. Akşamın favorileri, finalde de Kanosuke Japon viskisi ve Pinot Noir kırmızı şarabı fıçılarında yıllanmış Mortlach ile finalde beyaz, ruby ve tawny Porto şarabı fıçılarında yıllandırılmış Talisker oldu. Yıllanmış tekila fıçılarında bitiş verilen Lagavulin de ilginçti.
Akşamın iki büyük sürprizi daha vardı. İlki, Dünyadaki “Türk dokunuşlu” ilk viski Carma Toiseach’ı yaratıcısı Cem Tunçel ile birlikte tatmak ve bir viskide Boğazkere fıçısı nüanslarını yakalamaktı… Kulübümüzün en yeni üyesi bu tutkulu dostumuz, ikinci bir sürpriz olarak da Mortlach’ın eski fıçısında yıllandığı Kanosuko Japon viskisini getirmişti. Cem Bey’in katılımıyla, kulübümüz daha da renklendi.
Haziran’da ise yılın ikinci “ekstra” tadımını gerçekleştirdik, Nişantaşı’ndaki Castano Cigar Lounge’da Türkiye’de yeni ithalatçısı Efes’le birlikte atağa kalkan Glenfiddich’in konuğu olduk. 21, 23, 26 ve 30 yıllık Glenfiddich’lere Küba tütününden sarılı puroların eşlik ettiği ekstra tadım da hiçbir damıtımevini ve hiçbir viski markasını hafife almamak gerektiğini bir kere daha öğretti. Daima, “iyinin de iyisi” vardı…
Sadece 3 gün sonra ise resmî programın son tadımını yaptık, Bir Damıtımevinin Anatomisi: Paul John ile Hindistan’ın yükselen damıtımevinin çoğu şeri fıçılarının güçlü izlerini taşıyan meyvemsi ve canlı viskilerini keşfettik. Tadım, üyelerimizden Başbuğ Öke’nin katkısı Hakushu Japanese Forest Bittersweet Edition’ın eklenmesiyle daha da zenginleşti ve “Dünyanın en iyi 3. Viskisi” ödüllü Mithuna ile doruğa çıktı. Böylelikle, 9 rutin, 2 de ekstra tadımla tam 11 kez bir araya gelebildiğimiz, toplamda 102 adet seçkin viskiyi tattığımız bir sezon daha sona erdi.
Gusto Viski Kursları’mızın müdavimlerinden Veysel Oğuz’un bir kursun son akşamında “Nasıl yani, bundan sonra bir araya gelmeyecek miyiz?” sitemlerinin ardından 2014’te kurduğumuz kulübümüzün önümüzdeki 13. Sezonuna gelince…
Yıllık programımız, beklenmedik sürprizler yaşanmaz ise şöyle olacak:
GUSTO VİSKİ KULÜBÜ 2026 – 2027 SEZONU PROGRAMI
8 Ekim 2026 – Yeni Maltlar, Yeni Tadlar
12 Kasım 2025 – Veysel Oğuz’la “Fıçıların Yakan Nefesi”
10 Aralık 2025 – Flora & Fauna: Diageo’nun “Gizli Maltları”
14 Ocak 2027 – Bir Viskinin Anatomisi: Compass Box
11 Şubat 2027 – Türkler’in İçkileri: Skoç, Burbon, Rom, Cin, Votka ve Rakı üreten yurtdışındaki Türkler’in şaşırtıcı ürünleri
18 Mart 2027 – Anılardaki Viskiler
8 Nisan 2027 – Islay Adası’ndan İs Bombaları
13 Mayıs 2027 – Deniz Ergener’le Distillers Edition’lar
10 Haziran 2027 – İngiliz Single Malt’ları
Bu sezonda da tadımlarımızı hem fizikî, hem de online olarak “hibrid” düzenleyeceğiz. Dev ekrana yansıyan zoom görüntüleri ve salonun görüleceği kamera sistemiyle, tüm katılımcılar eşzamanlı olarak tadımda bulunabilecekler. Fizîken tadıma katılamayan üyelerin viskileri, yine adreslerine set olarak gönderilecek.
Bu arada bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl enflasyon yine yüksekti, kira ve servis gibi genel giderlerimiz arttı, yurtdışından getirttiğimiz iddialı viskilerin fiyatları da döviz bazında arttı. Bu çerçevede yeni sezon yıllık aidatımız; devam eden üyeler için 95 bin TL, ilk kez katılacak üyeler için sadece ilk yıla özgü olmak üzere 110 bin TL olarak belirlendi.
Öte yandan yaz döneminde de birlikteliklerimiz sürpriz buluşmalarla sürecek. Puro ikramları eşliğinde yaptığımız Glenfiddich ekstra tadımını, kaçıranlar için sonbaharda tekrarlayacağız. Ağustos’ta keşfetmekten büyük keyif duyacağınız sürpriz bir mekânda bir özlem giderme yemeği de düzenleyeceğiz.
Her halükârda, yeni sezonun açılışında 8 Ekim Perşembe akşamı, İskoçya’nın en heyecan verici Yeni Maltlar, Yeni Tadlarını birlikte keşfetmek dileğiyle…
Mehmet Yalçın
Siz de fikrinizi belirtin