SAYI 79 A4 KAPAKBir centilmen olarak Atatürk

Gusto Dergisi – Sayı 79 – Kasım 2007 – Mehmet Yalçın

Ölümünün 69. yılında andığımız Atatürk, sadece büyük bir asker, devlet adamı ve politikacı değil, yaşama sanatı ustası zarif bir beyefendiydi de aynı zamanda… Ondan bir asır sonra yaşadıklarımıza bakınca, dünyanın bu en şık devrimcisini daha da özlüyoruz.

“Küçük beyaz takkeli bu heybetli papaz, Monsenyör Roncalli idi.  Türkiye’de 14 yıldan fazla Papa’nın temsilcisi olarak bulunmuş, Beyoğlu’ndaki St. Antoine kilisesinde kalmıştı.

Anlattığına göre, vaktiyle St. Antoine kilisesine Atatürk’ün gönderdiği bir ziyaretçi gelmiş. Roncalli birden heyecanlanmış… Güleç yüzlü, kibar tavırlı ziyaretçi saygılı bir baş selâmından sonra bir şey söylemeden, cebinden bir defter, bir de terzi mezurası çıkararak başlamış papazın ölçülerini alıp defterine yazmaya… Başının ölçüsüne kadar almış, sonra da geldiği gibi sessiz bir baş selâmıyla ayrılmış gitmiş.

Üç-dört gün sonra aynı adam koca koca paketlerle gelmiş. Üç takım sivil elbise, palto ve bir pardesü ile bir fötr şapkayı bırakıp gitmiş. Pek kısa bir süre sonra kıyafet kanunu çıkıp yerli yabancı bütün din adamlarının dinî kıyafetlerle sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli Atatürk’ün büyük inceliğini ve nezaketini anlayabilmiş. Kiliseye gelen meçhul ve esrarengiz ziyaretçi de, Atatürk’ün ünlü terzisi Kemal Milaslı imiş…”

Emekli büyükelçilerden Oğuz Gökmen’in Bir Zamanlar Hariciye isimli anı kitabında anlattığı bu olay, bu 29 Ekim’de bir kez daha anacağımız Atatürk’ün, sadece büyük bir asker, devlet adamı ve politikacı değil, aynı zamanda ince düşünceli ve zarif bir beyefendi olduğunun da çok güzel bir kanıtı…

Monsenyör Roncalli diplomatımıza bu anıyı anlattığı sıralarda, Vatikan’ın Paris temsilcisiydi. Sonraki yıllarda hangi göreve geldi dersiniz? 1958 yılında Papa seçilerek, XXIII. John adıyla Hıristiyan dünyasının lideri oldu… Atatürk’ten her söz edildiğinde, her Türk’le karşılaştığında gözleri uzaklara dalan Türk dostu bir Papa… Dünyanın dört yanında, Atatürk’ün hayranı olan devlet, bilim ve din adamlarından sadece biri…

2001 yılının Kasım ayında, henüz çiçeği burnunda bir dergi olan Gusto’nun 7. sayısının kapak konusunu Atatürk’e ayırmıştık. Başlığımız, “Atatürk’ün gustosu”ydu ve daha önce çoğu yayınlanmamış fotoğraflar eşliğinde, Atatürk’ün az bilinen centilmenliğine, salon adamlığına, zarafetine, içki, yemek ve sofra kültürüne yer vermiştik. “Kişiliğiyle de halkına örnek oldu” demiştik.

2007’nin 10 Kasım’ında da Türkiye’yi çağdaşlaşma yoluna sokan büyük liderin zarafetini yeniden hatırlamak ve hatırlatmak için güzel bir vesileye kavuştuk. İlerleyen sayfalarımızda okuyacağınız, Prof. Dr. Oktay Kadayıfçı’nın henüz yayınlanan muhteşem eseri Atatürk Gibi Beyefendi ve Şık Olmak’tan derlenen yazı, ömrü kanlı ve tozlu cephelerde geçmiş bir askerin, sivil yaşamında ise ne denli seçkin bir beyefendi olduğunu çok iyi ortaya koyuyor.

21. yüzyılın şu ilk yıllarında, Atatürk’ten bir asır sonra Türkiye’yi yönetenlerin verdiği sakil, özensiz ve estetikten yoksun fotoğrafları gördükçe, kaba, hoyrat ve ilkel üslûplu konuşmalarını dinledikçe, kimi aydınlarımızca küçümsenen Atatürk devrimciliğinin değerini çok daha iyi anlıyoruz.

Dünyanın en şık devrimcisi, seni özlüyoruz…